Şehit Asker, Polis, Korucular Kırgın ve Sitemkar...

Dikkat, yeni bir pencerede aç. Yazdıre-Posta

IWIW megosztásStartlap kedvenchezGoogle könyvjelzőLink megosztása: Del.icio.usTwitterAjánlás a linkter.hu-raAjánlás a vipstart.hu-raFacebookDiggAjánlom a GururaBlogtér ajánlás

Şehit Asker, Polis, Korucular Kırgın ve Sitemkar...

Şehitler diyor ki;
Atam;
Çizdiğin misaki sınırlar içerisinde, 23 Nisan 1920’de TBMM’ni açtın, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i ilan ettin ve bu vatanı ilelebet muhafaza ve müdafaa için değerli komutanlarımıza, gençlere, milletimize, ay-yıldızlı bayrak altında yaşamak için bizlere “YURTTA SULH, CİHANDA SULH” diye emanet ettin. Zorlu savaşlar geçirdin, içte ve dıştaki hainlere ve emperyalist dış güçlere karşı “VATAN BİR BÜTÜNDÜR, BÖLÜNEMEZ” dedin.

Değerli komutanlarım; Atatürk ilke ve devrimlerini yaşatmak için hala mücadele eden yetkililerim, milletim ve de bu vatanı korumakla içte ve dıştaki hainlere karşı mücadele veren canını vermek için hazır bekleyen silah arkadaşlarım, meslekdaş polislerimiz ve de bu vatana katkı sunmaktan çekinmeyen, bu vatanı bölmek isteyenlere karşı canını vermeye hazır bekleyen korucu başlarım ve korucularım…

Zorumuza gidiyor hatırlanmamak…

Zorumuza gidiyor doğduğum yerlerin her zamanki doğum günüm ve ölüm yıldönümümde ziyaret edilmemesi, kutlanmaması…

Zorumuza gidiyor her şehit cenazesi sırasında Öcalan’a ve keyiflerine yer verilmesi…Neden mi?

İşte sizlere cevabım, takdir sizlerin… Ruhlarımız bizlere haber getiriyor ve bu haberlerinden üçünü sizlere iletelim dedik.

1 nci haber : Yurt ve toprağımızın bütünlüğüne yönelik olarak, Marksist ve Leninist ilkeler doğrultusunda Güney ve Doğu’da güya Kürdistan toprağı dedikleri yerde yaşayan kürt halkına özerklik kazandırılmak, bilahare otonomi elde etmek ve nihai olarak da demokratik yollarla kürt toprağı kabul edilen İran, Irak, Suriye topraklarının da içinde bulunacağı Kürdistan devletini kurmayı amaçlayan ve silahlı, bombalı saldırılarla masum kürt vatandaşlarımızı, yurttaşlarımızı, çocuklarımızı öldüren, devlete ve onun kolluk kuvvetlerine baş kaldıran ve halkı ayaklandırma faaliyetlerinde bulunan ve 1975 yılında Ankara Tuzluçayır’da PKK’yı (Partiye Karkeren Kürdistan İşçi Partisi)’ni kurma aşamasına getiren ve de 27-28 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır (başkent kabul ettikleri) Lice ziyaret köyünde (Eski adı Fis) illegal örgütün tüzüğünü hazırlayanve ilan eden kanlı terör örgütünün liderliğine getirilen ve halen hükümlü olan PKK lideri Abdullah Öcalan’ın örgütü kurduğu yerin yöre Milletvekilleri ve örgüte meyilli halk tarafından ziyaret edilişi, değer verilmesi, mücadele işte buradan başladı gibi sözler sarfetmeleri, toprağını öpmeleri, toprağı alıp götürmeleri…

2 nci haber : Kanlı terör örgütü etnik milliyetçi bölücü ve bölgeci örgüt mensubu PKK’nın sözde lideri Abdullah Öcalan’ın 61 nci doğum gününün kutlanması için her iki bölge milletvekilleri ve yandaş bölücülerin ve hatta örgüt sempatizanlarının… Askerine, polisine, korucusuna, kendi vatandaşına, masumlara ve çocuklara silahlı saldırı düzenlenmesini, öldürmelerini, öldürtmelerini övercesine 2010 Nisan’ının ilk haftasında, doğduğu yer olan Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine bağlı Onbirnisan beldesi Ömerli köyünde doğum gününe katılmak için gelmeleri ve can atmaları, Öcalan’ın yakınlarının elini öpmek için mücadele etmeleri, yarışmaları, doğduğu evin bahçesinden toprak almaları, halayla kutlamaları, ev duvarındaki resimlerini öpmeleri, çadır kurup halay çekmeleri, örgüt ve liderlerinin amaçlarını savundukları yönünde lehte slogan atmaları ve evini türbeye döndürmeleri, güya barış simgesi güvercin uçurmaları…

3 ncü haber :: 2010 Nisan’ın ikinci haftasındaki polis şehitleri ile asker Yüzbaşı’nın defin törenleri esnasında bazı TV kanallarında “Öcalan’ın keyfi yerinde”, “Öcalan’ın voleybol keyfi” gibi görüntülü videoların yayınlanması aynı anda haber yapılması…

Dedik ya zorumuza gidiyor…

Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Başbakanım, Meclis Bakanım, Komutanlarım, Müdürlerim, Korucu başlarım ve değerli yakınlarım ve Misaki Milli sınırlar üzerinde tek bayrak, tek marş ve tek dilde yaşamayı seven halkımız;

Bakın başka neler zorumuza gidiyor, bir de kulak verin, kalben kulak verin ki doğru mu sözlerimiz? Lütfen takip edin sitemlerimizi…

Bizler bu vatanı böldürmemek, şanlı bayrağımızı ve Milli marşımızı kutsal bilerek hiçbir şekilde çocuklarımızı ve yakınlarımızın da namusunu düşünerek içteki hainlerle mücadele ettik ve ne yazık ki bizler şehit olduk ve hain kurşunlardan yaralı olarak kurtulanlar da gazi olarak yaşamlarına gururla devam ediyorlar…

Neden bizlere bu vatanı emperyalist düşman işgalinden kurtaran ulusal kahraman ulu önder Atatürk’ü bu yöre vatandaşlarımız anmak için kurduğu mücadele yerlerini ziyaret etmezler, hatırlamak istemezler?

Neden bayrağımızı selamlamazlar her zaman her yerde bulundurmazlar, kutsallığını kabul etmezler?

Neden marşımızı içtenlikle söyleyip benimsemezler?

Neden Atatürk bizlerin barış içinde kardeşçe yaşamak için emperyalist işgalci devletlere karşı mücadele verdiği yerler burası diye ziyaret etmezler, naşının yattığı Anıtkabir’i ziyaret etmezler?

Lütfen bizlere kızmayın, zorumuza gidiyor şehit olarak…

Neden; biz şehitlerin doğum gününde değerli büyüklerimiz ve halkımız bizlerin doğduğu köyleri ziyaret edip, halay çekip, annelerimizin- babalarımızın ellerini öpmek için sıraya girmezler, evlerimizin bahçesinden poşet poşet toprak alıp bak işte bu vatanı bölmeye çalışanlara karşı canlarını hiçe sayıp böldürmemek ve bizlerin canına, malına kastedilmesini önlemek için, bu vatan, bu bayrak, bu marş ve bu millet için şehit oldular diye kutlama merasimleri yapmazlar? Bizler toprağa defnedilirken deği doğum günlerimizde de hatırlansak olmaz mı?

Vatan hainlerini hatırlanma görüntüleri, çabaları zorumuza gidiyor, lütfen bizlere kızmayın şehitler olarak zorumuza gidiyor…

Neden adımıza kurulan şehit yakın ve aileleri dernek yöneticileri böyle bir organizasyon görevini yerine getiremezler? Neden memleketi bölmeye çalışanların yakınları tarafından kurulan hükümlü aileleri yardımlaşma derneği gibi olamazlar?

Lütfen bizlere kızmayın, şehirler olarak zorumuza gidiyor…Neden bizlere vatan hainlerine yapılan ilgi ve alaka gösterilmez? Barış altında yaşamak istiyoruz, sahte görüntüsü altına yatıp barış güvercini uçuranlar…

Neden bir şehit cenazesi defni sırasında Abdullah Öcalan’ın hapishane keyfini haber yapıp yayınlarlar sanki bu şehitlere saygısızlık olarak veya birkaç kişi daha vuruldu ve öldürüldü militanlarımca der imajı yaratılması…

Dedik ya Şehitler olarak zorumuza gidiyor…

Lütfen bizlere kızmayın… Övünçlüyüz, gururluyuz, bu vatan, bu bayrak, bu marş ve bu milletin can ve namus güvenliği için şehit düştüğümüzden…

Lütfen bizlere kızmayın…Vatan hainleri yurdumuzu bölmeye çalışıp ayrı bir devlet kurmak için örgüt kurup, bu devlete, bu millete halen kasıtlı olarak saldırırken onların kendilerini kahraman ilan eden, tapan, doğum gününü kutlayan, doğduğu yerlerin ve de kurduğu hain örgüt harekat merkezlerinin kutsallanması, şehit olduğumuz halde zorumuza gidiyor…

Vatan, bayrak ve marş korunacaksa hep birlikte koruyun…

Ulusal kahramanımız ne demiş?

“Bu millet tarihte Türk tü, halde de Türk tür, ilelebet Türk olarak da kalacaktır, kalmalıdır…”

Barış içinde yaşanacaksa aynı vatan içinde niye devletine başkaldırmak? Niye bayrağa, İstiklal Marşına saygısızlık?

Sahte barış sitemlerinden vazgeçilmeli, örgüt dışlanmalı, bir arada aynı toprak üzerinde yaşanılması düşünüldüğü an barışın simgesi, güvercinler her zaman rahat ve özgürce uçar…

İşte biz şehitler olarak bu durumu görmeyi çok amaçlıyoruz ama vatanımızı bölmeye kalkışılmamalı diyoruz.

Sağlıcakla kalın… Yer yüzünde Türkiye sınırları içerisinde yaşayan halkımız, halkların kardeşliği bir arada kin duymadan, hoşgörülü bir şekilde yaşanırsa iyi olur.

Lütfen bizlerin ruhlarını sızlatmayın…Lütfen zorumuza gidecek hareketlerden kaçının…

Sağlıcakla kalın…

VATANINI BÖLMEK İSTEYENLERE KARŞI MÜCADELE VERİP, ŞEHİT OLANLAR…

JP-Bookmark