Türkiye'de Barış Gazetesi abone olun kitabınız-gazeteniz ve Atatürk posteriniz adresinize ücretsiz ulaşsın
TERÖR ÖRGÜTÜ PKK'NIN TUTUKLU LİDERİ ÖCALAN DTP'YE ve BELEDİYE BAŞKANLARINA DESTEĞİMİ ÇEKERİM DEMİŞ !...

Eylül 2007 ayı içerisinde ÖCALAN, Avukatları aracılığı ile PKK'ya yakınlığı ile tanınan Fırat haber ajansında yayınlanan mesajında,

DTP'yi Doğu ve Güney Doğu Anadolu'da ciddi siyaset yapmamakla suçlayarak, öyle ağlayarak, şikayetle siyaset olmaz, taraftarlarınıza sizi desteklememelerini söylerim dediği, ayrıca AKP'ye karşı yeterince siyaset geliştiremediklerini, AKP'nin CHP'nin birer birer ele geçirdiğini, sıranın DTP'ye geldiğini belirterek, siyaset ciddi iştir, yapacaksanız ciddi yapın, öyle şikayetle ağlayarak yapılmaz, belediye başkanlarını ve DTP'yi tasfiye edebilirler demiş.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Doğu ve Güney Doğu Anadolu gezisinde vatandaşların Gül'e gösterdiği coşkulu, zılgırtlı ilgi karşısında da endişelenmeye başlamış, uyku tutmuyormuş, hücresinde volta atıyormuş.

Bir kere DTP ve bölge belediye başkanları siyaseti biliyorlar ve ellerinden geldiğince yasal mevzuatların kendilerine yüklediği sorumluluğu, bulundukları konumu ve halkın huzur istediğini biliyorlar.Gerçekten huzur istiyorlar, kan, şiddet ve terör belasından daha doğrusu senin yaptığın onların yapamadığı ve tasvip etmediği eylemler nedeni ile yıprandıklarını, öne çıkararak sorunlarla ilgili çözümü el ele vererek demokratik kurallar içerisinde yapmaları gerektiğine inandıkları için sivil toplum kuruluşlarını, belediye başkanlarını da yanlarına alarak istemlerini bildirmeleri ağlamak, şikayet etmek değildir.

Onlar olması gerekenleri yapıyorlar, Türkiye Cumhuriyeti kanunları doğrultusunda kurulmuş bir parti ve seçilmiş birer belediye başkanı olduklarını biliyorlar.

Biliyorlar çünkü onlar, yasal bir partinin insanları korkutmayacağını , kardeşi kardeşe öldürtmeyeceğini, özellikle bebeleri öldürmenin, toplu katliam yapmanın, tuzak kurmanın görevleri olmadığını biliyorlar.

Terörle mücadele kararlı ve senin gibi huzuru bozan, üzerinde birlikte yaşadığımız güzel yurdumuzu bölmeye çalışan terör başını yakalayan kahraman Türk Milli İstihbarat Teşkilatı, TSK Özel Kuvvetleri ile aynı uçakta getiriliin sırasındaki görüntü ve konuşmalarını iyi hatırla, ben hatırlıyorum.

Terör şiddet, bölücü, bölgeci faaliyetleri tasvip etmeyen Misaki-Milli sınırları içerisinde kardeşçe yaşayan yurttaşlarımız 1923 sözleşmesi ile azınlık olarak kabul edilen ve bizim bağrımıza bastığımız yurttaşlarımız, vatandaşlarımız, tüm diğer ülkeler çok iyi hatırlıyor.Sen ne çabuk unuttun yalvarışını,

Hayret,

Aslında unutmadın, görevliler arasındaki ürkek davranışların, şaşkın sağa sola bakışlarınla şöyle bir etrafı süzerek; ve Türk Hükümetinin güçlülüğünü görerek şöyle demiştin. "T.c. İÇİN ELİMDEN GELEN HERŞEYİ SEVE SEVE YAPARIM" diyen sen değil miydin?

Hatırladın mı şimdi?

Ağlayan, yalvaran sen değil miydin?

Dışarıda seni koruyan, kollayan güzel cennet Türkiyemiz üzerinde emelleri olanların seni bizzat güçlü Türk görevlilerine teslim etmeden önce ahkam kesiyordun, yakıyordun, yıkıyordun, canlar alıyordun, bebek, yaşlı ayırt etmeden, bu mu senin ciddi siyaset anlayışın.

Ama umduğun koruyucu kalkanların emperyalist işbirlikçilerin, çıkarcı uluslar seni Güçlü Türk Devleti görevlilerine teslim edince sudan çıkmış balığa dönmüş aval aval etrafına bakınıyordun.Belki yanında görürsün diye işbirlikçilerini, hani çok güvenmiştin ya, güvendiğin dağlara kar yağınca yalvararak teslim bayrağını açtığın günleri ve yukarıda kendi ağzından çıkan "T.C. İÇİN ELİMDEN GELEN HERŞEYİ SEVE SEVE YAPARIM" dediğini, alvardığını, görünüş ve sözlerini duyan örgüt mensubu arkadaşlarında senin o görüntü ve yalvarış ile şikayetini görünce seni yok sayarak liderlik yarışına ve arayışlarına girdiklerini nasıl unuttun.

Dua et senin işbirlikçilik yaptığın ulusların görevlileri aman idam etmeyin, öldürmeyin, yargılayın ama öldürmeyin diyerek seni yine de ölümden kurtardılar, Türk Devleti sözüne sadık olduğu için yine hayattasın, şükret haline kafes içinde olsan da sana iyi yaşam hakkı verdiler.Özgürlük sundular, sağlattılar.

Yöre halkı, kahraman Mehmetçiği, devletinin üst kademesinden alt kademesine kadar olan görevlilerini, seni de endişeye düşüren şekilde coşkulu bir şekilde bağrına basarak, zılgıt çekerek, alkış tutarak, güllerle karşılıyor.Neden?

Çünkü onlar artık kan, şiddet, terör istemiyor.Rahat ve huzurlu yaşamak istiyor.Bunun için de huzurlu, istikrarlı türkiye istiyorlar, aş, iş, yatırım istiyorlar.Huzurlu yaşamı ne kadar özlediklerini yansıtıyorlar o davranışları ile onlar suç işlemedi.Sen ve örgütün işledi.Onun için rahat rahat cezanı tamamla.

DTP ve belediye başkanları artık gerçekleri gördü.Onlar ne yapacaklarını çok iyi biliyorlar.Sana ve senin kanlı örgütüne, düşüncelerine, desteğine artık ihtiyaçları yok.

Artık oynadığın, oynamak istediğin oyunlardan bıktılar, kardeşçesine yaşamak, huzur ve istikrar içinde yaşamak istiyorlar, onun için Cumhurbaşkanına ve devlet ile hükümet görevlilerine sevgi ve saygılarını sunuyorlar.Sorunlarını anlatıyorlar karşılıklı diyalog içinde...

Bu ağlamak değildir, bu şikayet değildir.Öcalan;Anayasa ve diğer yasalardan gelen haktır, bu dayanışmadır, bu birbirine kenetlenmedir.

Avukatların ne kadar senin demeçlerini taşısa da onlar artık senden korkmuyorlar,desteğini de istemiyorlar.

Sivil toplum kuruluşları, aydınları, yazarları, şairleri, aşiret büyükleri ile birlikte bu memleket için vatan bir bütündür, bölünemez diyerek istikrarlı ve güçlü bir Türkiye özlemi içinde yaşamak istiyorlar.

Hem unutma; sen hala şartlı hükümlüsün.Dua et, bu özgürlüğü ve şartı yine seni piyon olarak kullanan emperyalistler sağladı değil mi?Halk artık yanında değil unutma!!!

Sağlıcakla kalın...


web counter