Türkiye'de Barış Gazetesi abone olun kitabınız-gazeteniz ve Atatürk posteriniz adresinize ücretsiz ulaşsın
YETER ARTIK

Son yıllarda özellikle AKP iktidarı döneminde; Kimi Milli Piyango'nun kazıkazanları üzerinde, kazılacak yerleri kazıldıktan sonra Türkiye haritası üzerindeki güzel yurdumuzun coğrafi bölgelerinden olan Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesini yok sayıyor.

Kimi de Türkiye haritasında Türkiye yerine "TÜRKEY" KKTC yerine "CYPRUS" yazıyor. Kimi de verdiği spor ekinde bir Avrupa haritasında yer veriyor. Harita üzerinde güzel cennet vatanımızın yer aldığı Türkiye haritasında Türkiye'mizin üçte birlik bölümünü ihtiva eden Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesi yer almıyordu. Kimi de Ağrı dağını ARAT diye tanıtarak başka amaçlar için nabız yoklama girişiminde bulunuyorlar.

Bölücü ve bölgeci terör örgütü bunu yapmıyor, bunu yapanlar; devletin resmi kurumu olan Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü, uzun süreli yayınla olan geniş okuyucu kitlesine sahip sözüm ona günlük Hürriyet gazetesi diğeri de Büyük Yunanistan kurma arzusunda olan Megola idealciliği arzulayanlardır. TEDAŞ ile Ermenistan oluşturma arzusunu nabız yoklayarak ileri süren Milli Eğitim'dir.

Bu saydığım resmi ve özel teşebbüsler bölücü ve bölgeci olan yasadışı örgüt kanlı terör örgütü PKK'nın güya Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde 22 ili kapsayan bölgeyi kendi toprakları imiş gibi bağımsız Kürdistan'ı kurma amacına hizmet eder gibi davranmıyoruz.

Yanlış oldu özür diliyoruz deseler de bu kurum ve kuruluşların içerisinde bulunan Türkiye'mizi parçalama gibi bir niyetleri olanlara Barış Haber olarak sesleniyoruz.

Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti onun ilke ve devrimleri doğrultusunda ebediyen bu vatan için canlarını verenlerde düşünülerek anılar yaşatılacak, kesinlikle vatan bir bütündür, bölünmez ve "YURTTA SULH, CİHANDA SULH" düşüncesine bağlı olarak yaşatılacaktır.

Boşuna nabız yokluyorsunuz, boşuna sabrımızı ölçüyorsunuz.

Yeter Artık !!!

Üzerinde yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları belirlenen antlaşmalarla karşılıklı olarak belirlenmesine müteakip çizilmiş 1923 Lozan Antlaşması ide de yurdumuzun çeşitli yerlerinde yaşayan azınlık olarak tanımlanan Ermeniler, Rumlar ve Yahudiler de kendilerine tanınan haklar doğrultusunda yaşamakta, ticaret yapmakta, kız alıp veriyor, akraba olundu. Onlar da bizim yurttaşımız, vatandaşımız...

Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da yaşayan kürt kökenli yurttaşlarımızla da iç içe kardeş, arkadaş, akraba olarak yaşamaktayız. Huzurumuzu bozmaya yeltenenleri ikaz edelim, bu güzelim Türkiye'mizde barış içinde hiçbir kimsenin malında, namusunda, ticari kazancında gözü olmadan yaşayalım.

Barışık olmak kadar güzel bir şey var mı?Barışın olduğu yerde sevgi de vardır, huzur da mutluluk da... Boşuna nabız yokluyorsunuz.Boşuna sabrımızı ölçüyorsunuz. Yeter Artık !!!

Bu vatan kolay kazanılmadı...Yeter artık !!!

Milletvekilleri seçimleri oldu DTP'de meclise girdi, DTP ve MHP arasında buzları eritecek bir yakınlaşma oldu. En azından hoşgeldiniz dendi bu meclis çatısı altında dendi, hoşbulduk denildi. Güzel başlangıçtı bu hareket, bütün herkesin özlediği bir tablo idi, inadına...

Şimdi ne olacak diye kışkırtıcılık yapanlara karşı, bu barışık hareket karşısında şoke oldular, umduklarını bulamadılar, kışkırtıcılar, kışkırtıcı yayınlar...

Madem bu topraklar üzerinde yaşıyoruz, birlikte geziyor, komşuluk yapıyor, dünür, akraba, oluyoruz, karşılıklı hoşgörü ve ticaret ahlakı içerisinde bulunuyor, kız alıp veriyoruz...

Niye bir terör örgütü bozsun bu barışı, hoşgörüyü, huzuru, diyaloğu, hep birlikte dışlayalım bölücü bölgeci kan dökücü terör örgütünü...Bak gör o zaman huzuru...

Herhangi bir saldırı halinde Devlet Kuvvetlerimize birbirimize küsüyoruz. Terör örgütünün istediği huzuru, barışı yok etmek değil mi? zaten... Kışkırtanlar, utanın; bizi birbirimize, utansınlar ki amaçlarına erişemesinler, biz kenetlendikçe birlikte, Başkabak inatlaşırsa PKK'yı kabul etmezsen görüşmem diye, Genelkurmay ve bazı Devlet Erkanı balo, davet vs. toplantılarına DTP'yi kabul etmezse, barış ve huzur nasıl sağlanır. Hergün şehit...Oldu mu şimdi?

Sormayacaklar mı anayasa, siyasi partiler kanunu ve milletvekili seçilme kanunu doğrultusunda kabul ettiğiniz bu milletvekilleri de bu meclisin asil üyeleri, bu meclistekiler kadar hakka sahipler, sizler gibi maaş almıyorlar mı? diye...

Soracaklar...O zaman Güneydoğu ve Doğu Anadoluda aş, iş atılımları ve diğer atılımlar da niye birlikte hareket etmiyorsunuz demeyecekler mi? diyecekler...

Ver milletvekili maaşını ama kabul etme o da olmaz. Casus gözü ile bak o da olmaz. Atacaksan adım kucaklayacaksın halkı ve onun meclise taşıdığı vekilleri de kucaklayacaksın. Önce bölücü ve bölgeci harekete başvurmayan örgütle ilişkisi olmayan halkla beraber, işte o zaman örgüt bakar yakınlık ve barıştan yana bir adım var, korkar halkı yanımızdan kopardık şimdi desteklerini alamayız diye... Örgütün ve yabancı ecnebi ajanların darbeyi gelin birlikte yok edelim. T.C. yasasına ve Misakı Milli sınırları esas alınarak bölücülük ve bölgecilik kabul edilemez tek şart diye...

Olmadı Erdoğan, olmadı. Büyükanıt olmadı Türk olmadı. Demirtaş inat ve küskünlük aynı sınırlar aynı memleket içerisinde yaşayan bizlere yakışmaz. Karşılıklı inatlaşmakla bir yere varılmaz.

Sizler birbirinizle inatlaşırsanız birbirinizi kabul etmezseniz, güzel cennet Türkiye'mizde gözü olanlar sevri geri getirmek isteyenler, bölücü ve bölgeci kanlı örgüt yetkilileri demeyecek mi?

  • Bak sizlere iyi davranılmıyor. Aralarına almak istemiyorlar. İtici davranıyorlar, ayrımcılık yapıyorlar, sizlerde hakkınızı arayın demeyecekler mi?
  • Bak yine sizlere biz hoşgörü ile davranıyoruz,sizi horlasalarda biz destek oluyoruz demeyecekler mi?

O zaman onların demelerine fırsat vermeden onların ekmeğine yağ sürmeden onların ağızlarının kulaklarına varmasına müsaade etmeyelim. Yeter ki inatlaşmadan vazgeçelim. Hoşgörülü olalım, barışçıl yaklaşalım, hor görmeyelim...

Bizlere de bu yakışır. Barışı arzulayanlara bu yakışır. Fırsat vermeyelim barışı bozmaya yeltenenlere...Vakit geçmeden !!!

Sağlıcakla Kalın...


web counter