Türkiye'de Barış Gazetesi abone olun kitabınız-gazeteniz ve Atatürk posteriniz adresinize ücretsiz ulaşsın
BAK, BAK DİL UZATAN İNGİLİZ'E

İngiliz The Guardion gazetesinin dış politika muhabiri Jonathan Stelee, boğazda dalgalanan Türk bayrağımız için "Neredeyse rüzgar tribünleri kadar çirkin" olduğu ifadesini kullanmış.HALT ETMİŞ KORKAK EMPERYALİST İNGİLİZ, her devletin kendi tarihi akışı içerisinde sembolik olarak kullandığı bir bayrak mutlaka vardır, onunla gurur duyar, onunla öğünür...Bir devletin doğabilmesi veya varlığından söz edebilmesi için eksiksiz olarak birarada bulunması gereken unsurların olduğunu ve bu unsurların da;

1)Asli unsurlar; (coğrafi unsur; arazi, ülke, vatan, yurt)

(sosyal unsur; ahali, halk, millet, tebaa)

(siyasi unsur; otorite, hükümet, iktidar)

(beynelmiyel unsur; hakimiyet, egemenlik, hükümdarlık, hegomanya)

2)Tali unsurlar; (BAYRAK, MİLLİ MARŞ, BAŞKENT) olduğudur.

İngiliz muhabir şanlı Türk bayrağını görünce tarihi hatırlamış olsa gerek ki; ülkelerinin emperyalist emellerini gerçekleştirmek için yurdumuza işbirlikçileri ile çıkarma yapıp işgal girişiminde bulunmalarının kahraman Türk ordusunun atası komutasında ellerinde şanlı ay-yıldızlı Türk bayrağını bırakmayarak, son nefesine kadar çarpışarak kendi ülkesi askerlerini nasıl püskürttüklerini, Allah Allah nidaları ile Türk bayraklarını dalgalandıra dalgalandıra bayrağının kendisinde yarattığı manevi güç ile nasıl tank, top, denizaltı, tüfek demeden üzerlerine hep birlikte cesaretle geldiğini ve o çirkin emellerine müsaade etmeyerek sakin sakin, kuzu kuzu Türk ulusunun şanlı direnişine boyun eğerek İstanbul'dan boynu bükük, üzülerek Türk askerini Türk bayrağını selamlayarak ayrıldıklarını unutmamış ki boğazlarımızda dalgalanan şanlı kırmızı ay-yıldızlı pırıl pırıl parıldayan, her battıkça geçmişimizi, onun uğrunda can verenleri hatırlatan emperyalistleri yenme de şerefle taşıdığımız ve dalgalandırdığımız Türk bayrağını/bayrağımızı görünce densizliğini göstererek "rüzgar tribünleri kadar çirkin olduğu ifadesini kullanmış" Türk insanı bu bayrağı, bu milleti ve bu ulusu için şanlaşerefle dalgalandırdığı bayrağını daima gönderde bulundurmak, elinden düşürmemek içim canının son nefesini vermeye hazırdır.

Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak,

O benim milletimin yıldızıdır parlayacak,

O benimdir.O benim milletimindir ancak...diyerek sizin gibilere, dil uzatanlara mutlaka bir gün yediğiniz tokatın daha üsluplusu ile mutlaka ders verecektir.Ama Türk insanı atasının "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi ve ayrılmayacağı Atatürk milliyetçiliği yolunda ilerleyerek taviz vermeyerek sizleri kıskandırmaya devam edecektir.

Her Türk yurttaşı bayrağını gururla, onurla, şerefle, sizin gibi emperyalistlere karşı çekinmeden dalgalandıracaktır.

Türk yurttaşı senin bayrağına senin ülkende söz ediyor mu? Burası Türkiye ve Türk topraklarında heralde şanlı bayrağımız dalgalanacak. Kıskandın mı? Biraz kendinden utan, yenilen yenilgiye doymazmış, bükemediğin bileği öpecek ve onun sembolüne saygı duyacaksın, duymalısın.Unutma kafana dank etti mi, hem bayrağın dalgalandığı toprak, boğaz bizim.sana ne oluyor ki?

Anlaşılan o ki kuyruk acın, amaçlarınızı gerçekleştirememe acın sana kin duymayı, nefreti, beğenmemezliği öğretmiş, sevmeyi, saymayı, barışı, hoşgörüyü öğretmemiş.

Atalarımızdan bize kadar gelen nice vatan savunmasında manevi desteğimiz olmuş ulusumuzun temsili, Türklüğün temsili kıskansan da çatlasan da en güzelidir.Bu şafaklarda süzüle süzüle dalgalanacak, yüzecektir.Pırıl pırıl ay-yıldızı da göğsünde parlayacaktır sonsuza dek.Anladın mı?

Dalgalan bayrağım daha dalgalan bir süzül üzerinde taşıdığın ay-yıldızınla bir süzül, ay renginle bir süzül sana güzellik katan parıltılı yapan ay-yıldızınla daha daha bir güzel süzül ki; çatlasınlar, çünkü biz seni seviyoruz sonsuza dek koruyacağız.

Sana selam olsun,

Seni oraya dikenin ellerine sağlık

İnadına boğazlarımıza değil en yüksek tepelere dev direklerle dikeceğiz.

Tüm sınırlarımızı donatacağız.

Sağlıcakla kalın...


web counter