3.jpg

Kürtçülük Faaliyetleri - 4

Dikkat, yeni bir pencerede aç. Yazdıre-Posta

IWIW megosztásStartlap kedvenchezGoogle könyvjelzőLink megosztása: Del.icio.usTwitterAjánlás a linkter.hu-raAjánlás a vipstart.hu-raFacebookDiggAjánlom a GururaBlogtér ajánlás

Bundan önceki üç yazı dizimde Türkiye’de Kürtçülük Faaliyetlerine kısaca değinmiş ve eylemlerini her alanda acımasız bir şekilde sürdüren ve silahlı mücadeleyi esas alan PKK’dan yer yer bahsetmiştik. PKK yurdumuz dışından ve içerisinden silahlı taarruzlar, tuzaklamalar ve bombalamalar şeklindeki saldırı ve eylemlerini sürdürürken yazı dizilerimizde bahsettiğimiz amaçlarına ulaşabilmek için de yurdumuz sınırları içerisinde özellikle metropol illerde eylemlerini sıklaştırmak için son zamanlarda Hatay – Gaziantep yörelerinden de “RIZGARİ (RİZGARİYE KÜRDİSTAN – KÜRDİSTAN KURTULUŞ PARTİSİ PKK) adlı örgüt ile yine Kürtçülük faaliyetlerine PKK amacı doğrultusunda silahlı eylem mücadelesini öne çıkarmış, yurtdışı olarak Fransa ile Kuzey Irak’tan yönlendirilen ve Marmara bölgesinde İstanbul’u seçen ve Şehit Ongan Müfrezesi olarak da anılmak istenen ve PKK amacı doğrultusunda taşeronluğa soyunan “DEVRİMCİ KARARGAH” adlı harmanlanmış düşüncelerin oluşturduğu aşırı sol örgütten bahsetmek istiyorum.

Bahsetmek istiyorum, çünkü yukarıda adlarını verdiğim her iki örgütün önümüzdeki aylarda, yıllarda eylemlerine PKK talimatları ve desteği doğrultusunda hız verecekleri, hatta ileride Ermeni terör örgütleri ile de işbirliği içinde olarak bunlarında amacına hizmet etmek amacıyla da taşeron olarak çeşitli eylemlere katılacakları, etkin (sansasyonel) eylemlerle adından önümüzdeki günlerde, aylarda ve yıllarda sıkça bahsettireceğe benzer.

PKK ile şimdilik irtibatlı olan bu iki örgüt askeri eylemleri esnasında yetişkin militanlarını karşılıklı kullanma yolunu seçmektedirler.

  1. Öncelikle Hatay – Gaziantep bölgelerinde şimdilik üstlenen, son zamanlarda asker ve polis kuruluşlarına yönelik eylemlerde bulundukları varsayılan ; RIZGARİ ( PARTİYE RIZGARİYE KÜRDİSTAN - KÜRDİSTAN KURTULUŞ PARTİSİ PKK) dan bahsedelim.

    1969 yılında kurulmuştur. 1970 sıkı yönetimi ile faaliyetlerine son verilmiş mensupları yargılanan DOKO’nun kurucuları arasında 1974 affından sonra çıkan anlaşmazlıklar sonucu 1975 yılında Ankara’da Rızgari örgütünün çekirdeğini oluşturan KOMAL basım yayın ve dağıtım bürosu etrafında toplanan Mümtaz Kotanbüyük ve arkadaşlarınca kurulmuş 1980 öncesi TÖB-DER içerisinde anti-sömürgeci ulusal demokrat muhalefet grubu olarak legalde faaliyetlerini sürdürmüşler. Aynı şekilde mevcut sendika ve köy kooperatiflerinde faaliyet sürmüşler. Gençlik arasında örgütlenmek için de legalde ASDK-DER’i kurmuşlardır. (anti-sömürgeci demokratik kültür derneği)

    İllegal faaliyete geçen örgüt yurtdışında federal Almanya, İsveç, İsviçre, Hollanda ve Fransa’da da çeşitli dernekler aracılığıyla faaliyetlerini sürdürmüşlerdir.

    Örgüt ilk etapta Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde bağımsız bir Kürdistan Devleti kurmak amacında olup nihai olarak İran, Irak, Suriye ve Türkiyede’ki Kürtlerin yaşadığı ve Kürdistan olarak tabir edilen topraklar üzerinde bağımsız birleşik sosyalist Kürdistan Devleti’ni kurmak istemektedir.

    Örgüt yurtiçinde önceleri Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgeleri ile İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana illerini, yurtdışında ise Batı Avrupa ülkelerini faaliyet alanları olarak belirlemiştir. 1978 yılında örgüt kurucuları arasında temelde örgütlenme konusunda görüş ayrılıkları çıkması üzerine de örgüt yöneticilerinden İbrahim Güçlü ALARIZGARİ örgütünü RIZGARİ’den ayrılarak kurmuş.

    1983 yılında genel sekretere Orhan Kutan olan örgüt (KUK, MK, KİP sendikacıları), Irak Komünist Partisi (ŞUİ) ve İran Komele Örgütü bir araya gelerek Kürdistan Komünist Partisi (KKP)’ni kurdukları ancak 1984 yılında bu birliği dağıtmışlardır.

    1991 yılında Kürdistan ulusal kurtuluşçuları sosyalist eğitim (KUK-SE) RIZGARİ, Kürdistan Sosyalist Hareketi (TSK), KAWA, Kürdistan İslam Partisi (PİK), Tevgeri örgüt ve ittifakları bir araya gelerek de Kürdistan organizasyonlarının platformu (HEVKAR) adında bir ittifak oluşturmuşlardır.

    RIZGARİ adlı örgütün mevcut silahlı mücadele için HPG (Halk Savunma Güçleri) oluşturdukları ve amaçları doğrultusunda Hatay – Gaziantep civarını öncelikli eyler alanları olarak tercih ettikleri son zamanlarda bu yörelerde asker-polis kuruluşlarına yönelik eylemlerde bulunduklarının varsayıldığı ve devrimci karargahlarda yetişkin militanların karşılıklı olarak kullanılması yolunda PKK da dahil işbirliği içinde oldukları (Değiş-Tokuş)

  2. Son zamanlarda adını sansasyonel eylemleriyle özellikle metropollerde sıkça duyurmaya başlayan ve yaptığı bu eylemlerle aşırı solu son on yılda bir şey yapmamakla ve kabuğuna çekilmekle suçlayan ve de devrimci harekatın yetersizliğini görmüş yöneticilerinden, militanlarından oluşan “DEVRİMCİ KARARGAH – ŞEHİT ONGAN MÜFREZESİ” olarak da bilinen örgütü ele alalım.

    Deniz Harp Okulu öğrencisi ve Dev-Genç partizan yolu yapılanmalarında bulunan ve Hazirancılar olarak da bilinen Sarp Kuray ve arkadaşlarınca kurulan örgütün içerisinde yer alanlardan bazıları Sarp Kuray’ı ihanetçi kabul etmesiyle 16 Haziranı 1988 de fesih ederler ve 1990 yılları başlarında “Devrimci Karargah” oluşur, elemanları üst yöneticileri PKK ile irtibatlı bir şekilde Fransa’da yaptıkları eylem birliği anlaşması gereği eğitim, lojistik ve ekonomik desteği PKK sağlamak şartıyla anlaşır, Fransa merkezlidir, işte 16 Haziran adlı ördütün fesih edilmesiyle bu örgütün güya devamı olarak oluşmuş, 16 Haziran adlı örgütün daha önceki eylem üssü olarak tercih ettiği, İstanbul, Ankara ve İzmir’i üsleri olarak tercih etmişlerdir.

Örgütün Bayrağı : Kırmızı zemin üzerine beyaz orak – çekiçli,

Örgütün Askeri Kanadı : Askeri eylem grubu ve gücü olarak “ŞEHİT ONGAN MÜFREZESİ” dir. Bu ismi kullanarak eylemlerini yapmaktadırlar.

Güç Aldıklarını İfade Ettikleri Yönetici ve Militanlar : Çoğu ölü olan geçmişte kurulan sol tansastaki örgüt yöneticileri ve militanları olan,

  1. Mustafa Suphi: SPK yanlısı, 1920 de kurulan Türkiye Komünist Partisi Kurucusu (TKP)
  2. Mahir Çayan: Türkiye Halkı Kurtuluş Partisi / cephesi – kurtuluş (THKP-C) kurtuluş içinde faaliyetlerde bulunmuş Türkiye Kuzey Kürdistan Kurtuluş Örgütü (TKKÖ) ile ilişkiler içinde bulunmuş, 1974 affından sonra çıkıp 1975 de Dev-Genç ve Dev-Yol içerisinde tönetici konumunda bulunmuştur.
  3. Deniz Gezmiş: Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) Arnavutluk yanlısı 1969 da Dev-Genç içerisinde bulunmuş.
  4. İbrahim Kaypakkaya: Marksist – Leninist Türkiye Komünist Partisi (TKML) kurucularından,
  5. Dr.Hikmet Kıvılcımlı: 1954 yılında Vatan Partisi’ni kurmuş, bu parti 1957’de kapatılmış 1975 yılında kurulan Vatan Partisi 1979 yılında Sosyalist Vatan Partisi adını almıştır.
  6. Erdal Eren: Türkiye Devrimci Komünist Partisi üyesi, Yurtsever Gençlik Derneği’nde yer almış (TDKD-YIO.muz)
  7. Necdet Adalı: Kurtuluş Örgütü Lise kanadında Dev-Lis’li
  8. Remzi Basalak: Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği merkez komitesi üyesi, 1975 yılında THKO/ GMK ile birleşen Akıncılar adıyla tanınan grubun THKO/GMK’dan ayrılmasıyla Haziran 1977’de kurulmuştur.
  9. Tamer Arda: Devrimci Sosyalist Hareket geçici merkez komitesinde yer almış, Bakırköy Sosyalist Barikat dergisinde görev almış.
  10. Bedri Yağan: Dev-Yol ve Dev-Sol kurucularından,
  11. Sinan Kukul: Dev-Sol kurucu önderlerinden Devrimci Yol içerisinde de bulunmuş.
  12. Mehmet Demirdağ: 1989 da TMLGB içinde yer aldı, TMLGB İstanbul İl Sorumluluğu ve 1995 te Parti Genel Sekreteri oldu.
  13. Cafer CAMGÖZ: MKP, TKP / ML – TİKKO elemanlarından,
  14. Bülent Ramazan Ongan: 16 Haziran örgütünden Dr.Hikmet Kıvılcımlı teorisini savunur.
  15. Hasan Ocak: MLKP kurucu üyesi ve MLKP-K’nın yönetici kadrosundan,
  16. Veysel Güney: Devrimci Yol örgütünden,
  17. Mazlum Doğan: PKK Merkez Komite Üyesi
  18. Ağıt (Kod Adlı):
    • Mahsun Korkmaz: PKK yöneticisi
    • Faysal Kurt: PKK yöneticisi

adlı kişilerden güç aldıklarını ifade etmekte,

Sloganları :

“Devrim için savaşmayana sosyalist denmez” diyen Devrimci Karargah şimdilik;

“Yaşasın Türkiye ve Kürdistan Haklarının Bağımsızlık Demokrasisi ve Sosyalizm Mücadelesi”

“Kahrolsun Emperyalizm”

“Kahrolsun T.C. oligarşisi”

“Yaşasın Türkiye ve Kürdistan Halklarının kardeşliği”

Yaşasın Özgür ve Demokratik Kürdistan”

“Yaşasın Devrim ve Sosyalizm”

Benimsediği Eylem Tarzi : Şehirden kırsala doğru eylem tarzını benimsemiş olup, öncelikle şehirlerde eylemin gerektiğine inanmış ve uygulamak istemiştir.

Eylem Çizgisi ve Hedefi : Marksist – Leninist görüş çizgisi içerisinde kalmak şartıyla içte; T.C. Ordusunu ve AKP Hükümetini Türkiye emekçi sınıflarının her milletten halkların, aydınların ve aydın düşüncenin ilerici yurtsever gençliğin ve devrimcilerin ve de maksatların düşmanı olarak görmekte, bu anlamda Türkiye halklarına karşı Amerikan emperyalizminin çıkarları doğrultusunda çalışan işbirlikçi ortaklığı hedef almaktadır. Dışta; ABD, İngiliz emperyalizmi, İsrail siyonizmin hedef almakta, ABD, Nato ve AB’ye karşı koymak için Filistin ve Lübnan halklarının yanında olduğunu içte de PKK amacı doğrultusunda yanında olduğunu vurgulamaktadır.

Ayrıca proleteryanın öncülüğünde antiemperyalist, anti oligarşik, anti sömürgeci devrimci mücadelesini başta metropoller olmak üzere tüm Türkiye sahasında yükseltmek için PKK önderlikli kürt özgürlük hareketiyle yoldaş olmayı sadece enternasyonalist bir tutum olarak değil bunu aynı zamanda kendi devriminin bir gereği olarak pekiştirmek için siper yoldaşlığına soyunduğunu savunur.

Her ne kadar şimdilik dini motifli hükümet olarak yasal parti AKP’yi hedef olarak gösterse de yurt dışındaki dini örgütlerle de ABD, İngiliz emperyalizmini ve İsrail siyonizmini vurmaya and içmiş olduğundan, hiç kimseden gocunmadan da Hizbullah ve Lideri Hasan Nasrallah’a selam göndermesi, dini motifli örgütler içinde taşeron eylemleri gerek yurt içi ve gerekse yurt dışı üstlenebileceğinin bariz göstergesidir.

Yurt içinde ise kişi olarak;

  1. Kenan Evren
  2. Mehmet Ağar
  3. R.Tayyip Erdoğan
  4. 4. Fethullah Gülen’e

Öncelikli eylem koyabilecekleri, yurtiçinde ABD, İngiliz, İsrail konsolosluk luruluş sinekok vs. paralel ticari kuruluşlarına eylemlerde bulunabilecekleri, ordu ve polise yönelik saldırılara ise devam edecekleri varsayılmaktadır.

Yazımızın başında Devrimci Karargah için taşeron ve harmanlanmış bir örgüt ve değişik sol tansastaki örgüt ve bölücü bölgeci örgüt militanlarından güç aldıklarını belirtmiş idik, çeşitli illegal freksiyonlarda faaliyet gösteren yönetici ve militanlardan açıkça güç aldıklarını belirtmeleri harmanlanmış bir örgüt yapısı karakteri taşıdıklarını, Hasan Nasrallah’a da hiç kimseden korkmadan, gocunmadan selam göndermesi de bu yurtdışı örgütler içinde yukarıda belirtilen hedefleri doğrultusunda taşeron eylemleri de üstleneceğine ve taşeronluğa yeşil ışık yakmakta olduğudur,

Yurt içinde yaptığı:

  1. Ağustos 2007 de ki Selimiye kışlasına havanlı saldırı,
  2. Aralık 2008 de AKP’nin İstanbul sütlücedeki il binasına bombalı paket bırakılması,
  3. Son olarak ta Nisan 2009 da İstanbul Bostancıdaki polisle silahlı çatışma, olayları da eylem çizgi ve hedefleriyle örtüşmektedir.

Daha önce kaleme aldığım Kürtçülük faaliyetleri yazı dizisi ve arşiv yazılarım incelendiğinde millet olarak kardeşçe yaşamak istiyorsak terör örgütlerine karşı hep birlikte tavır alalım ve misaki milli sınırları içerisinde bu Vatanı bölmek isteyenlere müsaade etmeyelim ve dış destekçilerinin ekmeğine de yağ sürmeyelim.

Hep birlikte bu memleket bu bayrak bu marş için Atatürk milliyetçiliği çizgisi doğrultusunda hareket edelim ve bilinçlenelim.

Sadece asker ve polise terörle mücadele için yüklenmeyelim hep birlikte el ele vererek mücadele edelim.

Sağlıcakla kalın…

JP-Bookmark